# 12 Mart 2010 Cuma

Aslıberry, türkçe kaynak yetersizliğinden yakınmış, disleksi için de aradığını bulamamış. Çorbada bizim de tuzumuz bulunsun dedik. Tercüme bu defa Gökhan'a ait.

------------------------

Çok duyulu eğitim metodlarını kullanmak

Çalışmalar, öğrenme güçlüğü olan çocuklarda en başarılı yöntemlerin çok duyuya hitap edenler olduğunu ortaya koyuyor. Bu özellikle disleksik çocuklar için çok önemli. Peki bu ne anlama geliyor?

Çok duyulu öğrenme, çocuğa öğrenmesi için birden fazla duyu kanalıyla yardım etmektir. Okullardaki öğrenme modeli görme ya da işitme üzerine kuruludur. Çocuğun görüşü okuma, diyagram ve resimlere bakma gibi, duyuşu da öğretmenin söylediğini duyma için kullanılır. Disleksik bir çocuk bu iki duyunun birinde ya da her ikisinde de problem yaşıyor olabilir. Çocuğun görüşü takipte zorluk, görsel olarak işleme, kelimelerin karışması ya da hareket etmesiyle etkileniyor olabilir. Çocuğun duyma testlerinde problemi olmayabilir, ama duymayla ilgili hafıza ve işleme problemleri olabilir.

Çözüm çocuğun daha fazla duyusunu öğrenmeye dahil etmektir, özellikle de dokunma ve hareket etme/ettirmeyi. Böylece çocuğun beyni görsel ve işitsel olanların yanında dokunsal ve kinetik anılardan da yardım alabilir.

Bir örnek
Bir örnek daha iyi anlatacaktır. Disleksik çocukların çoğu "b" ve "d" harflerinin yönü konusunda problem yaşar. İkisi de altında bir daire olan çubuklar olarak görülebilir. Ama daire hangi taraftadır? Öğretmen, çocuğun halıya eliyle kocaman bir "b" çizmesini sağlayarak dokunsal bir deneyim yaşamasını sağlayabilir. Böylece çocuk kollarını, denge hissini ve tüm vücudunu kullanacaktır. Öğretmenin ona koca harfi eliyle "yazdırdığı" günü hatırlayacak, bunu da harfi tekrar yazması gerektiğinde kullanabilecektir.

Kimi öğretmenler çocukların zımpara kağıdından harfler üzerinde parmaklarını gezdirerek "b" harfini dokunsal olarak hatırlamasını sağlarlar. "b" harfini havaya el yazısıyla kocaman yazmak da bu harfe değişik bir bakış getirebilir. Çubuğa başlar, yukarı çıkar ve aşağı inersiniz, daireyi ileriye doğru çizmeye devam etmekten başka yol yoktur.
Bu harfe dokunsal hafıza oluşturmak için kullanılacak başka bir yol da play-dough, kil gibi malzemelerden harfi oluşturmaktır.

"b" ve "d" harflerinin yönünü öğretmek için çok kullanılan bir numara da çocuğa "bed" kelimesini göstermektir. Kelime "b" ile başlar ve "d" ile biter, böylece eğer harfleri bir yatak gibi düşünürseniz "b"nin üst kısmı yatağın başı, "d"nin üst kısmı da ayakları olacaktır. Yatağın üzerinde yatan bir çocuk da çizebilirsiniz. Bu çocuğa harfi tekrar yazarken kullanabileceği sağlam bir görsel anı verecektir.


 
Çocuğa ayrıca her iki elinde de baş ve işaret parmaklarını birleştirip kalan parmaklarını açarak "b" ve "d" harflerini yapabileceklerini gösterebilirsiniz. Sınıfta bu hareketleri ihtiyaç olduğunda yaparak harfleri hatırlayabilir.


 
Tüm bunların sonucu çocuğun bu harflerle ilgili görsel, işitsel, dokunsal ve hareketsel hafızası geliştirilmiş olur. Bunların tümü çok duyulu eğitim yöntemini oluşturur.
Bu test edilmiş bir yöntemdir ve uzun süredir kullanılmaktadır. Başarısı, disleksik çocuğun sadece görsel ve işitsel değil, beynin diğer merkezlerini de kullanabilmesi ve hatırlanması zor harfler, kelimeler ve rakamlar hakkında sağlam anılar geliştirebilmesidir.

--------------------------------

Zımpara kağıdından harfler Montessori'de de kullanılıyor. Hatta Pratik Anne'nin bir yazısı vardı bununla ilgili.

posted on 12 Mart 2010 Cuma 12:01:19 UTC  #    Yorumlar [1]
# 11 Mart 2010 Perşembe

Bir blog yazarı arkadaşımıza Nurturia'yı tanıtmakla ilgili bir şey danıştım. O bana başka bir şey önerdi. Onun önerdiğini başka blogcu arkadaşlarımıza sordum. Onlar da fikri geliştirdiler. Dahası bana işlerinin güçlerinin arasında yardım teklif ettiler. Bir kıvılcımın etkisiyle göz açıp kapayıncaya kadar 50'ye yakın anne-baba-bebek blogunda Nurturia tanıtımı yapıldı.

Bana da Nurturia'nın onlara ne ifade ettiğini, ne işlerine yaradığını, dahası kendi buldukları sloganları, isim benzetmelerini, bloglarından okuyucularına arkadaşlık çağrısı yapmalarını, bir anne girişimcinin şanına yakışır şekilde gözlerim sulu sulu, yüreğim hop hop ederek okumak düştü. Bize gerek destek olarak, gerek yazı yazarak, gerek sitelerine Nurturia logosu ekleyerek yardımcı olan herkese çok çok teşekkür ederiz.

Nurturia sayenizde artık çok daha dolu dolu, canlı, samimi, yardımsever, eğlenceli ve işe yarar. Bu süreçte yazmaya fırsat bulan, bulamayan, blogu olan, olmayan, Nurturia'yı tepe tepe kullanan ya da henüz şöyle bir göz atabilmiş tüm üyelerimizin fikir, öneri ve eleştirilerini de her zaman bekliyoruz. Nurturia üyelerinin önerileriyle, katkılarıyla gelişiyor ve büyüyor.

posted on 11 Mart 2010 Perşembe 19:54:11 UTC  #    Yorumlar [8]

Ayna nöron konusunu ilk olarak Psikoloji İstanbul seminerinde duymuştum. Konuyu araştırıp size de yazmak niyetindeydim. Daha sonra bir arkadaşımdan bu makale geldi, onu da okunacaklar klasörüme attım orada bekliyor. Şimdi Yok ki 'nin bu konu ile ilgili yazdığını görünce çok sevindim. Yazıyı okuduğumda farklı makalelerde gözüme takılanlarla örtüşen bazı çıkarımları olduğunu gördüm. Bu konunun araştırılması, okunması, üzerinde düşünülmesinin hem kendimiz için, hem de çocuğumuz için pek çeşitli yararları olacağını düşünüyorum. Belki aranızdan araştıranlar, bizimle de paylaşanlar olur :)

posted on 11 Mart 2010 Perşembe 08:01:25 UTC  #    Yorumlar [5]
# 10 Mart 2010 Çarşamba

"...Küçük bir kız çocuğunun önünde bir buzağı yatıyor. Kız buzağının üstüne bir battaniye örtmüş, sevgiyle onun başını okşuyor.

Televizyon muhabiri, mikrofonu ona uzatarak depremi soruyor. O da buzağının annesinin öldüğünü söylüyor.


... “Sen de üşüyorsun, neden onu örttün?"


...“O bize ekmek getiriyor, o bize bakıyor...”

 

Yazının tamamı için

posted on 10 Mart 2010 Çarşamba 19:28:36 UTC  #    Yorumlar [4]
# 03 Mart 2010 Çarşamba

Ayk, senin onun için yaptığın şeyleri, onun senin için yapmaya başlamasıdır.

Ilgaz bize en sevdiği kitaplardan birini ezberden okurken (bir Gökhan Altınören prodüksiyonu)

Ilgaz kitap okuyor from Kitubi on Vimeo.

Biz bu 3 yaşları çok sevdik. Hepinize tavsiye ederiz.

posted on 03 Mart 2010 Çarşamba 07:37:12 UTC  #    Yorumlar [23]
# 28 Şubat 2010 Pazar

"İngiltere'de büyük tartışmalara neden olan kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısının otizme neden olduğunu ileri süren araştırma geri çekildi. Araştırmayı yapan doktorların meslekten men edilmesi söz konusu.

Lancet tıp dergisi, kızamık-kızamıkçık-kabakulak (KKK) aşısı ile otizm arasında bağlantı olduğunu ileri süren araştırmayı geri çektiğini açıkladı. "

Devamı

İngilizcesi

posted on 28 Şubat 2010 Pazar 14:58:20 UTC  #    Yorumlar [1]